Matematik tamamen insan beyninin ürünüdür. Sadece evreni veya gerçekliği nispeten iyi modellediği için gerçeklik ile karıştırılabilir. Lakin gerçek değildir, sadece başarılı bir modellemedir.

Aslında çok da fazla da başarılı değildir. Yani gerçekliği ne kadar temsil ettiğini bilemeyiz.

Matematik doğada veya gerçeklikte var olan ve keşfedilen bir şey olduğu fikri saçmalıktan ibarettir çünkü insan oğlunun herhangi bir şey’in gerçekliği hakkında kesinliği yoktur.

Pozitif bilimler gerçeği ortaya çıkarmazlar, sadece onu iyi modellerler.

Ayrıca matematik bir o kadar da özneldir. Zaten insan düşüncesine ait %100 nesnel ve %100 evrensel bir şey olamaz.

Matematiği insanlar mı uydurdu?

Aslında son derece geçerli bir felsefi iddia. Tabi buradaki gibi ifade edersen kimse seni sallamaz.

Bu iddia platonun mağara alegorisine benziyor. Yani matematik bir yansıma daha gerçek olan bir şeyden yansıyor. Ve biz ondan anladığımızı yorumluyoruz.

Tabi bütün görüşler bu yönde değil matematiğin insandan bağımsız olarak da var olabileceğinin savunanlar var. Aslında yukaridaki yansıma dediğimiz şeyin kendisinin, öz hakiki matematik olduğu yönünde inançlar mevcut. Max tegmark bunlardan biri. Kendisi bütün evrenin matematiksel bir yansıma olduğunu iddia ediyor. Yani matematik fiziğe uymuyor, fizik matematiğe uyuyor.

Bunun dışında fantazi görüşünde olanlar var. Bu görüşün mensupları matematiğin tutarlılığının bir ilüzyon olduğunu ve gerçekliğe uyması için uydurulmuş varsayımlar olduğunu iddia ediyor.

Bir çok matematikçi (özellikle foundation of mathematics kısmı ile ilgilenenler) matematiğin keşfedilmiş bir şey olduğunu ama içinde uydurma kavramlarda olduğunu düşünüyor. Mesela türev keşfedilmiş ama lineer cebir uydurulmuş.

Bunu sınamanın kolay yolları yok ama ilginç bir örneği bilgisayar bilimlerinde yaşandı:
bilgisayar bilimleri ilgilendiren iki konu type theory ve category theory birbirinden bağımsız olarak geliştiriliyor. Sonradan fark ediliyor ki bu iki teorem bir birine indirgenebiliyor. Bu noktada bu teorilerin icad edilmiş olamayacağını, bağmsız olarak bir çok kişi tarafından bulunduğu için matematiğin doğasında bulunduğunu iddia etmişler.

Saçma mı?

Bilmiyorum bilgim yetmiyor, ama ilginç mi?

Evet!

Hukukla karşılaştıralım şimdi de

Hukukta insanlar tarafından uydurulmuştur. Herşeyi tanrı mı halledecek. Kremayı yarat silindirli yarat unu şekeri yarat daha da kolaylık olsun diye bıçağı da yarat yesinler diye insanı da tutup yarat beyin kıvrımlarını yarat ve fazla kan gidince felç geçirmesin diye iki ayrı uzuv yarat..
Yani bu üç kişi tanrının yükünü azaltamaz mı. çok yiyenle az yiyene kalan 3. Kişi şahid olsa çok yiyen bu zararı telafi edeceğine söz verip kağıt bulsa, kalem ve mürekkep hazır yaratılmışken bunları kullansa, bu zararın karşılığını tespit etse, ve vereceğine hazır yaratılmışken namusu ve şerefi üzerine yemin etse…. Böyle böyle ipek yolunun taşları dizildi işte. Pi’yi ne ara buldular anlamadım. Ha başlangıçta silindirde vardı şimdi anladım.

Sonsöz

Matematiğin kanunsal bulguları doğaldır yani icat değil keşiftir. Diğer yandan, matematiğin teori seviyesinde kalan bölümleri ise icattır. Teori kanun haline gelirse doğal olarak keşif olarak güncellenerek doğal rütbelerine kavuşurlar.