Yıllardır öğrendiği, yazdığı, konuştuğu dili hâlâ düzgün bir şekilde icra etmeyi beceremeyen aptallar ruh hastası etti beni. Sanki yurtdışından yeni geldi haspam. Kimse size atomu parçalayın demiyor ki, sen bu ülkenin evladısın, dilini de düzgün kullanabil bir zahmet! Bu kadar zor değil ya! -de/-da ekini/bağlacını nerede kullanması gerektiğini bilmeyip anlam karmaşası yaratan mı ararsın, soru ekini ısrarla kelimelerle bitişik yazan mı.. Mal diyince kızıyorsunuz ama. Bu kadar basit dil bilgisi kurallarını uygulamayı beceremeyen kimseyi ciddiye almıyorum.

Ben sayısal okudum türkçe, edebiyat ve diğer sözel derslerim kötüydü. Böyle bir başlık açmak, böyle bir düşünceye sahip olmak terbiyesizlik ve saygısızlıktır. Ne zaman bir kelimenin yazımıyla ilgili şüpheye düşsem hala açar bakarım doğrusu nedir öğrenmeye çalışırım. Yazı iletişim aracıdır. Doğrusunu yazmalı doğru iletişim kurmalıyız. Nesilden nesile bunu aktarmalıyız.

Günlük yazıda kelime kısaltmaları, hızlı yazımdan kaynaklı hataları bir yere kadar anlarım da, insanın kendi dilini bilmesi kadar güzel bir şey var mı yaa? Bir kere okuyana zor, anlamı değişiyor cümlelerin, anlamak için 3 kere okuyorum, vurguların yerini değiştiriyorum, anca. Misal geçen tam birine ilgi duyacağım, bir iş mailini gördüm, ne noktalama işaretleri yerli yerinde, ne ekler doğru ayrılmış/birleştirilmiş, a be dangoz küçükken hiç kitap da mı okumadın!

Kendi dilinde doğru düzgün yazamaması ve konuşamaması yetmezmiş gibi; normal olarak kendi dilinde düzgün konuşmaya ve yazmaya çalışan insana kafayı takıp da ruh hastası diye nitelendirebilen insandır asıl ruh hastası olan.
şu yaşıma kadar kimseyi uyardığımı veya yanlışını düzelttiğimi hatırlamıyorum bu konuda. Bir hayli basit bir konuda bile hala bir şeyler öğrenemeyip de göz göre göre dil bilgisini katleden insanların öncelikle kendilerine sonrasında da iletişimde bulunduğu insanlara saygı duymadığını düşünüyorum. Dolayısıyla da böyle bir insana duyulan saygı ister istemez azalıyor.

Ortalama bir üniversite mezunun türkçe dil ve imla kurallarına hakim olmasını ve türkçeyi bu yönde kullanmasını beklerim. Geçenlerde bir öğrenci ile ilgili bir değerlendirme formu geldi önüme, öğrencinin sınıf öğretmeni yazmış. Var olan cümle düşüklüklerinden mi bahsetsem, başlangıcı farklı sonu farklı kişi ve fiil çekimlerinden mi bahsetsem bilemedim. Bir buçuk sayfalık bir yazı fakat ne anladın deseniz birkaç cümle ancak söyleyebilirim. Anlam karmaşası da cabası. çıtayı iyice düşürerek üniversite mezunları bari adam akıllı kurallara uyarak yazsın ve konuşsun diye beklerken, bir sınıf öğretmeninin kaleminden çıkan bu yazıyı keşke paylaşabilseydim. Ne diyim çok üzücü. Bu başlık sahibi de bence bir döksün düşünsün.

Atatürk’ün türk bilimci ve eğitimcisine şu vasiyeti:
“bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Fakat siz, ölene dek türk gençliğini yetiştirecek ve türkçe’nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. çünkü türkiye ve türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.”